Bu da benim, çok sevdiğim Enver Ağabey’e veda şiirim

Bu da benim, çok sevdiğim Enver Ağabey’e veda şiirimEnver Ağabey, bir gün beni çağırdı ve “Bizim Sayfa”nın mizanpajında değişiklik istedi. “Eğer istediğim gibi olursa, söz, ben de sana bir şiir yazacağım” dedi. 

Yıllar önce, herkes gibi beni de kendilerine âşık ettiklerinde, AĞABEYİME başlıklı bir şiir yazmıştım. Bu şiir gazetede çıkınca beni odasına çağırıp çok sevindiğini söyledi ve yine yazmamı istedi. Ben de doğum günlerini, bayramları vesile ederek toplam otuz civarında AĞABEYİME başlıklı şiir yazdım. Bir gün bu şiirleri bir albümde toplayıp kendilerine vermemi istedi. Kurutulmuş çiçeklerle bezediğim bir “Ağabeyime albümü” hazırlayıp kendilerine sundum.

Bizim Sahife’nin sekreterliğini yaptığım yıllarda bir gün beni yanına çağırdı ve sayfanın o güne kadar kalıplaşmış olan mizanpajında değişiklik istedi. “Eğer istediğim gibi olursa, söz ben de sana bir şiir yazacağım” dedi.
O gün yaşadığım sevinci ve heyecanı tarif edemem. Bütün gün ve gece çalışarak istedikleri gibi 2 sayfayı hazırlayıp ertesi gün arz ettim. Çok beğendiler, “Tam istediğim gibi olmuş” deyip teşekkür ettiler.

Aradan bir ay geçmeden, özel kalemden çağrıldım. Zarfın içinde, akrostiş olarak adıma yazılmış “Enver Ören” imzalı bir şiir verildi. Sanki dünyalar benim olmuştu. O şiiri Enver Ağabey’in imzasıyla gazetede yayınladım. Ve öyle sanıyorum ki, “Enver Ören” imzalı başka bir şiir daha yoktur.
Enver Ağabey’imizin bana yazdığı, baş harfleri adımı taşıyan şiir, sayısız ve çok özel sevinçten sadece biridir.

vedasiiri

abi

SÖZTUTAN KARDEŞLER HATIRASI
Yıl 1985… Enver Ağabey, Hanefi Söztutan’ın nikâhında, Söztutan kardeşlerle birlikte… Fotoğraftakiler (sağdan sola) merhum Cevdet Yücel Söztutan, Hanefi Söztutan (Enver Abi’ye sarılan), Mehmet Söztutan ve Sadık Söztutan… 6 kardeşten Cafer Söztutan o sırada Sarıkamış’ta öğretmenlik yaptığı, Ömer Söztutan ise okulda olduğu için bu karede yer alamadı.kardesimagabeyimeihlas

ENVER AĞABEY’İN MİNİK DAVA ARKADAŞLARI
Çocuklara sevgi aşılardı
Enver Ağabey, her nerede olursa olsun, arkadaşların çocuklarıyla da yakından ilgilenirdi. Onları “dava arkadaşlarım” diye taltif eder, her birinde güzel hatıralar bırakırdı. Çocukların Enver Ağabey’e en yakın olabildikleri yerlerden biri de İhlas Yalova Evleri’ydi… Sitenin küçük mescidine minikler her vakit namazında koşarak gider, Enver Ağabey’in üst kattaki ofisinden ineceği merdivenin önüne sıralanırlardı. Merdivenlerde Enver Ağabey görünür görünmez hepsi şimşek gibi ayağa fırlar, hep bir ağızdan şöyle derdi; “Namaz var hayat var, namaz yok, gık !”

Enver Ağabey sonra çocukların her biriyle tek tek ilgilenir, yanaklarını okşar, dua eder, “Maşallah” deyip namaza geçerdi. Bitmedi… Namaz sonrası çocuklar Enver Ağabey’i uğurlamak için yine aynı yerde hizaya geçer, bu kez şöyle uğurlarlardı; “Enver Abi var hayat var, Enver Abi yok, gık !”
Enver Ağabey zaman zaman o basamaklarda oturur, minik dava arkadaşlarıyla uzun uzun sohbet ederdi. Bu sözleri de çocuklara Enver Ağabey öğretmişti. Bu şekilde hem yeni nesille arasındaki duygusal bağı güçlendiriyor, hem de miniklere namaz sevgisini aşılıyordu.

Yıllar geçti…
O miniklerin bir kısmı şimdi üniversite talebesi… Ama o hatıraları unutabilmek ne mümkün…
Mekânın âli olsun Enver Ağabey…
Doç. Dr. Abdullah A. Ataygece

Enver Ağabey, çocukları çok severdi. Yıl 1987… Enver Ağabey ve dava arkadaşları… 

05 Mart 2013 Salı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s